Yaz, ılık bir meltem gibi esip geçiverdi işte… Rüzgârlar serin serin esmeye, yapraklar sararmaya, günler kısalmaya başladı. Sonbahar geliyor… Adeta bir masal gibi kuşatıyor etrafı. Güneşin solgun ve titrek ışıkları, yaprakları iyice azalan ağaçların arasından süzülerek veda ederken seyredilebilecek en güzel manzaraları serer insanın gözünün önüne.
Yaz sıcaklarının yerini serin günlere bıraktığı bu günlerde, göçmen kuşlar da bizi terk etmeye hazırlanırlar. Göçmen kuşlarının peş peşe büyük bir “V” harfi oluşturarak uzak ufuklara süzülüşleri, gurbete kanat çırpışlarının ardında; minik serçeler tek tesellimiz olur. Ağaçların dallarında gezinen bu serçeler, kış geldiğinde de evlerin çatılarında yuva yaparlar. Çocuklar onları evlerinin çatılarında görünce sevinç çığlıkları atar ve küçücük evlerinde neşe bulmaya çalışan sımsıcak ailelere mutluluk verirler.
Sonbaharda kül rengi bulutlar daha bir koyulaşır. Gökyüzü, karanlığın en tatlısını yaşar. Gri renkli bulutlardan yağmur artık yağdı yağacak. Bacalar tütmeye başladığında, yağmurlar da düşmeye başlamıştır. Artık yaz mevsiminin bütün izleri kaybolmuştur. Sarının saltanatı biter ve çoğalır renkler. Gölgeler, sahiplerini terk etmek ister gibi uzadıkça uzar günbatımlarında.
Sonbaharın gelişiyle birlikte tabiat büyük bir sessizliğe bürünür. Bu sarı mevsimle biz yaza veda ederken ağaçlar da yapraklarına elveda der. Önce yeşil renklerini kaybeden yapraklar, zamanla sararıp dökülüverirler. Yaprak dökümü, sonbaharın en belirgin özelliğidir. Sarı ile kahverenginin uyumlu beraberliği kızıla dönüşerek yeni renkler oluşturur ve bir pastel güzelliği alır yürür… Tuvale yansıyan bu figür içinde ağaçlar yapraklarını döker. Çıplak vücutlarıyla sanki “el açar gibi o zattan rahmet dilenirler insanlar için.”
Evet, sonbahar geliyor… Gri bulutlar artık daimi görünür. Bulutlar yağmur yüklüdür. Göçmen kuşlar yakında güneye doğru göç etmeye başlayacak. Ardından kış gelecek. Kuşların peş peşe güneye doğru kanat çırpışları mahzun bakışlarla izlenecek. Akşam ezanları erkenden okunacak. Penceremize vuran yağmurun sesini dinleyeceğiz. Yatağımıza yatarken dışarıda, soğukta, parklarda yatan evsiz insanları düşüneceğiz. Onlar için dua edeceğiz.
Her mevsim apayrı güzellikler taşır. Tabiat, bu muhteşem güzelliğiyle en büyüleyici çağındadır. Bana kalırsa, ilkbahar bile olanca neşesine ve cıvıltısına rağmen sonbaharın tahtını sarsamaz; insan ruhunun derinliklerinde oluşturduğu o anlatılamaz manaları veremez. Yeter ki biz bakmasını ve yaşamasını bilelim.
Pek severim bu mevsimi ben. Gönlüme çığlık attırır, ruhuma feryat kopartır; ümidi, aşkı, yaşama sevincini ve gayesini serper tohum tohum his ve düşünce tarlamıza. Bütün mevsimleri severim ama sonbaharın yeri bambaşkadır.
Remzi Kokargül Yazdı.. Sonbahar Figürü

