Çocukların psikososyal gelişiminde önemli bir tehdit oluşturan akran zorbalığı, özellikle öğrenme güçlüğü (ÖÖG) yaşayan bireyler için çok daha yıkıcı etkiler yaratmaktadır.
ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ YAŞAYANLAR DAHA FAZLA MARUZ KALIYOR
Okul öncesi dönemden itibaren görülen akran zorbalığı, çocuklar arasında akademik veya fiziksel güç dengesizliği olduğunda, birinin diğerine bilinçli olarak zarar vermesiyle kendini gösterir. Nörogelişimsel farklılıklar nedeniyle iletişim ve sosyal becerilerde zorluk çeken öğrenme güçlüğü yaşayan bireyler, bu tür zorbalıklara daha fazla maruz kalabiliyor.
TEMBEL YA DA YARAMAZ OLARAK ETİKETLENEBİLİYOR
Bu çocuklar, sıklıkla haksız yere ‘tembel’ veya ‘yaramaz’ gibi olumsuz etiketlerle damgalanabiliyor. Oysa doğru tanı ve eğitim yöntemleri ile desteklendiğinde, bu bireyler farklılıklarını büyük bir potansiyele dönüştürebilirler. Dünyaca ünlü birçok başarılı kişi, öğrenme güçlüğü ile mücadele etmiştir. Albert Einstein, Steven Spielberg, Walt Disney, Whoopi Goldberg ve Richard Branson gibi isimler, bu durumun bir engel değil, alternatif bir öğrenme yolu olduğunu kanıtlamaktadır.
ÖZGÜVENİ ZEDELİYOR
Bir çocuğun farklılıklarının zamanında anlaşılması ve uygun yönlendirme yapılması, onun geleceğini derinden etkiliyor. Auto Train Brain CEO’su Dr. Günet Eroğlu, ailelerin ve öğretmenlerin dikkatinin büyük önem taşıdığını vurguluyor. Erken tanı ve doğru destekle gelişen bir çocuk, akranları arasında özgüvenle yer almayı ve kendini savunmayı öğrenebilir. Zorbalık, çocukların özgüvenini zedeleyerek eğitim hayatlarını ve psikolojik durumlarını olumsuz etkileyebilir. Günümüzde, gelişen teknoloji, öğrenme güçlüklerinin erken teşhisinde ve kişiye özel eğitim çözümleri sunmada önemli bir rol üstleniyor. Nörogeribildirim (Neurofeedback) gibi yöntemlerle, çocuğun öğrenme süreçlerinde zorlandığı noktalar hedef alınarak, yeni sinaptik bağlantılar kurulmasına yardımcı olunuyor. Böylece, beynin öğrenme süreci destekleniyor ve bu yöntemler, alınan eğitimleri tamamlayıcı bir araç olarak işlev görüyor.




