USD41,83
%0.19
EURO48,41
%-0.05
CHF51,94
%0.30
GBP55,55
%-0.23
EURO/USD1,16
%0.06
BIST10.695,32
%-0.30
Petrol64,18
%-1.59
GR. ALTIN5.360,99
%0.43
BTC0,000000
%0
  1. Haberler
  2. MALATYA
  3. Toprak Koruma Haftası’nda Farkındalık Yaratılıyor

Toprak Koruma Haftası’nda Farkındalık Yaratılıyor

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

TEMA Vakfı, 17-30 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Erozyonla Mücadele Haftası dolayısıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi yanındaki Geçici Konteyner Çarşı’da bilgilendirici bir stant açtı. Stantta TEMA Vakfı Malatya İl Temsilcisi Ali Ekber Korkut, İl Temsilci Yardımcısı Elvan Yılmaz ve Malatya Turgut Özal Üniversitesi Genç TEMA Başkanı Funda Yaman, vatandaşları bu önemli haftada bilgilendiriyor.

TEMA Vakfı, Erozyonla Mücadele Haftası kapsamında “Toprak Yoksa Su, Su Yoksa Gıda Yok” mottosuyla, toprağın su, gıda ve iklimle olan kopmaz bağını ön plana çıkarıyor. Dünya genelinde her saniyede 1.260 ton, yani yaklaşık 42 kamyon dolusu verimli toprak erozyon nedeniyle kayboluyor. Bu durum, yalnızca doğanın değil, aynı zamanda yaşamın da kaybı anlamına geliyor.

Toprağın oluşum süresi ile kaybı arasındaki çelişki dikkat çekiyor; 500 yılda oluşan toprak, sadece 16 yılda kaybolabiliyor.

TEMA Vakfı, her yıl Erozyonla Mücadele Haftası çerçevesinde toprağı korumanın önemine vurgu yaparken, çevrim içi seminerler, geleneksel toprak yürüyüşleri, stant çalışmaları ve eğitim sunumları aracılığıyla toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Tüm yaşam alanları toprak ve topraktaki suya bağlıdır ancak bu değerli kaynak hızla tükenmektedir. Erozyon, toprak kaybının en yaygın şekli olarak her yıl milyonlarca ton verimli toprağın kaybına yol açmaktadır. Ülkemizde, her 16 yılda 1 santimetre toprak erozyona uğrarken, 1 santimetre toprağın oluşumu ise 500 yılı bulmaktadır.

TEMA Vakfı Malatya İl Temsilcisi Ali Ekber Korkut, stant açma nedenlerini açıklayarak, “Kasım ayındaki erozyonla mücadele haftası sebebiyle bu standı açtık. Amacımız, ülkemizdeki toprak kaybı ve doğanın yok oluşu hakkında farkındalık yaratmak ve halkı bilinçlendirmektir. Bu çerçevede Turgut Özal Genç TEMA ve Malatya TEMA olarak stant kurduk. Standımız bir gün boyunca açık kalacak. Önümüzdeki hafta, 5 Aralık’ta Turgut Özal Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nde bu konuyla ilgili bir seminer düzenleyeceğiz. Öğrencilerin bu konuda daha bilinçli olmaları için çaba sarf edeceğiz ve insanların doğa ile bağlantılarını güçlendirmeye çalışıyoruz” dedi.

TEMA Vakfı, stantta üye kaydı da gerçekleştirdiğini belirten Korkut, “TEMA’ya üye olmak herhangi bir sorumluluk gerektirmiyor. Sadece bir defalık bir üyelik ücreti var, sonrasında ömür boyu üye oluyorsunuz. Üye olduğunuzda, doğa tahribatının önlenmesine katkıda bulunan bir birey oluyorsunuz. Dünyada suyun yüzde 70’i, ülkemizde ise suyun yüzde 77’si tarımda kullanılmakta. Bu durum büyük su kayıplarına neden olmaktadır. Suyumuzu korumak için farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Toprak ve su kaybı nedeniyle her yıl daha kurak bir ülke haline geliyoruz. Ülkemizin çöl olmasını istemiyoruz; ancak mevcut koşullar, ülkemizin hızla bu yöne doğru gittiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, yaptığı yazılı açıklamada, toprağın gezegenin en değerli örtüsü olduğunu vurguladı. Ataç, “Toprak, yalnızca tarım için değil; su döngüsü, gıdanın sürekliliği ve iklimin dengesi açısından da hayati öneme sahiptir. Toprağı korumak, yaşamın devamını güvence altına almak demektir. Eğer bugün toprağa sahip çıkmazsak, yarının suyunu, gıdasını ve yaşamını kaybederiz. Toprağın en verimli kısmı yok olduğunda tarım verimliliği de azalır. Yoğun kimyasal gübre kullanımı ve daha fazla sulama ile bu durum dengelenmeye çalışıldığında doğa zarar görmektedir. Kimyasal gübreler ve pestisitler toprak ekosistemine zarar verirken, aşırı sulama göletleri ve akarsuları kurutmaktadır. Sıcaklığın artması, daha az su ve gıda demektir. Topraklarını kaybeden, su kaynakları azalan ve her geçen gün ısınan bir dünyada gıda üretiminin azalması kaçınılmazdır. Nüfus artışıyla gıdaya olan talep artarken, 2050 yılında gıdaya olan ihtiyacın yüzde 50 artması bekleniyor. Toprak, karbonu depolayarak iklim krizinin etkilerini azaltmaya yardımcı olur. Yağışların büyük bölümünün toprakta birikmesi, pınarları ve akarsuları besleyerek ihtiyaç duyduğumuz suyu sağlar. Bu nedenle, erozyonla mücadele iklim değişikliğinin etkilerini azaltmada kritik bir rol oynamaktadır. Sağlıklı topraklar, artan verimle birlikte bereketi artırır. Daha yaşanabilir bir gelecek için toprak ile gıda, su ve iklim arasındaki bağı doğru anlamak ve güçlendirmek zorundayız” dedi.

Toprak Koruma Haftası’nda Farkındalık Yaratılıyor
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Yazıhan Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!