USD41,83
%0.19
EURO48,41
%-0.05
CHF51,94
%0.30
GBP55,55
%-0.23
EURO/USD1,16
%0.06
BIST10.695,32
%-0.30
Petrol64,18
%-1.59
GR. ALTIN5.360,99
%0.43
BTC3.873.386,94
%0.28
Halit Alpaslan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Genel
  4.   “ÇERÇİ Cİ GELDİİİİİ !!”

  “ÇERÇİ Cİ GELDİİİİİ !!”

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

            

       En çok kim bekler çerçileri bilir misiniz? En çok çocuklar bekler, genç kızlar bekler ve sonra kadınlar. Bilir çerçi bu müşteri kitlesini, ona göre düzenler, vitrini elek telden yapılmış tahta bavul dükkanını. Düdük, balon, sapan, çiklet, halkalı şeker, keçi boynuzu, genç kızlar için toka, tarak, ayna ve kadınlar için iğne, iplik kokası, bebekler için naylon emzik. Say saya bildiğin kadar. 

     Eskiden köy, kasaba, mahalle ve de yaylalarda gezerek herkesin ihtiyaç duyduğu ufak tefek eşyalar satan kişilerdi bu çerçiler. Köyde, çerçi geldiii diye koşan çocukların, sevinç çığlıkları eşliğinde gelir çerçiler, tezgah açacağı köy meydanına. Nedense hep sevimli tiplerdi bunlar; ya da biz severdik onları. Sırtında gezdirenlerde olurdu marketlerini; at, eşek sırtında ya da tekerlekli seyyar arabalarla gezdirenler de hatta araba bagajı, kamyonet arkasında olanlarda çıktı son zamanlarda. Seslerini tanır bilirdik onların, kendilerini zaten tanırdık. 

       Kim belirlemiş satış politikalarını bilemem ama, hepsi takas yöntemi kullanır, veresiye verir, tabi nakitte. Hepsinin, meşhur kenarları katlı, rastgele yazılmış veresiye defterleri olurdu. Taksitle de satarlardı onlar; pancar parasına, tütün parasına, kuzu satış zamanına ya da harman zamanına vade de yaparlardı.

      Birde ne getirirsen onu da alırlardı, yün, naylon terlik eskisi, buğday, arpa, yağ, peynir, acı kayısı çekirdeği, eski halı, kilim, hurda demir, bakır gibi. Bunu bilen çocuklar olarak, çerçiye vermek üzere bu malzemeleri biriktirir, çerçiyi beklerdik. Göz kararı fiyat belirleme de vardı, iki kefeli askılı terazi de tartarak ta. Bazen de ne gelirse ver derdik onlara ya da onlar ne verirse razı olurduk. 

      Şimdi çöpe attığımız bir sürü eski eşyayı onlara verir, yerine sakız, düdük, balon alırdık. Onlar da o ürünleri toptancıya götürür, oradan da geri dönüşüm fabrikalarına. Bir nevi ekonominin dinamiği de olmuyor muydu? Bu sevimli, alçak gönüllü, ekmek parası peşine düşmüş çerçiler. 

    Birde bunların manav olanları vardı. Mevsimine uygun sebze, meyve satanlardı bunlar. Yaz ortasında salatalık, domates, biber sonbaharda üzüm, armut getiren çerçiler vardı. Bunlar, daha çok yağ, çökelek, peynir ya da yünle takas yaparak satardı yüklerindekini. Çünkü, yayla halkının nakit parası yoksa ki genellikle olmazdı. Nakit varsa da babanın cebindedir; babada kim bilir nerede? Belki çoban, belki de gurbet elde. Yoksa baba, o zaman anadır karar verici. İşte o zaman ürettiklerini ver, olmayan ürünler al, takas yöntemi yapılır yayla kültüründe.  Ana çerçi geldi yün ver, yağ, çökelek ver üzüm alayım, armut alayım diyen çocuk sesleri geliyor mu kulaklarınıza, bana geliyor o sesler; çünkü bende az yalvarmadım anama. Hatta analarının eteğine yapışıp ağlayan çocuk sesleri bile adeta kulağımda. Analar da evde ihtiyaç varsa ki vardır; naylon leğen, mandal, çocuklara terlik, bebeklerin altını bağlamak için üçgen muşamba bez alma derdindedir.

    Hele elbiselik kumaş ya da şalvarlık basma kumaşçının gelmesi ile renklenen köyler, obalar olurdu ki; bunlardan aynı top kumaştan tüm çocuklara elbise dikenler bile  olurdu. Onlar da farklı bir güzellik saçardı etrafımıza. Mutluluklarını görmek gerek, o yeni kıyafetlerin içindeki çocukları.

    Bir de höllükçüler vardı: kenar mahalle sokaklarında höllükçü geldiii diyen sesleri ile eşek,at sırtında höllük satarlardı. Onlardan aldıkları höllükleri ısıtarak, kundak çocuklarını beleyen analar, şimdinin öğretmen, doktor, mühendis, rektör ya da politikacılarını büyüttüler. Höllük şimdi ki hazır bebe bezlerinin o zamanlardaki karşılığı idi.

     Hatta hüzünlü bir Erzurum Türküsüne bile konu olmuştur bu höllük.

Eledim eledim höllük eledim 

Aynalı beşikte canan bebek beledim

Büyüttüm besledim asker eyledim

Gitti de gelmedi canan buna ne çare.

   Bunları yaşayarak büyümek nedir sizce şans mı, talihsizlik mi?

  “ÇERÇİ Cİ GELDİİİİİ !!”
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 Yorum

  1. 30 Kasım 2025, 22:08

    En masum tıcaret aslında daha samımı daha mutlu sonlu özellikle dolandırıcılıktan uzak. Kaleminize saglık

  2. 30 Kasım 2025, 22:05

    Bence şans. Yazılarını okudukça ne kadar şanslı olduğumu görüyorum abim.Yazının tamamı çocukluğum Çulhalı dan gelen siyah turp ve siyah üzüm geldi aklıma .

Giriş Yap

Yazıhan Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!